Sinop, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış
bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41o 12' ve 42o 06'
kuzey enlemleri ile 34o 14' ve 35o 26' doğu boylamları arasında yer alır.
İlin yüzölçümü 5862 km2 olup il bu yüz ölçümünle %0.8'ini kaplar. Batısı
Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile
çevrilidir. 475 km. uzunluğundaki sınırlarının 300 km.si kara, 175 km.si ise
deniz kıyısıdır.
Dağlar denize paralel olarak uzanmış olup, kuzeybatıda yükselen dağlar Merkez
İlçe sahillerine 9-10 km yaklaştıkça alçalır ve sahil ovaları meydana getirir.
En yüksek tepeler Ayancık'ta Çangal (1.605 m.) ve Boyabat'ta Dranaz ( 1.345
m.)dır.
Boyabat- Durağan yöresindeki Kızılırmak vadisi dışında önemli vadi yoktur. Sinop
ve Boyabat düzlükleri en önemli ova benzeri yerlerdir.
Önemli akarsulardan Gökırmak Boyabat ovasını sulayıp Kızılırmak'a karışır.
Çatalzeytin, Ayancık, Karasu, Kanlıçay ( Güzelceçay) ve Kabalı çayları
Karadeniz'e dökülür.
Şehrin
biri kuzeybatısında, biri güneydoğusunda olmak üzere iki limanı vardır. Esas
limanı, güneydoğudaki koyda bulunur. Kuzeybatısındaki Akliman ve Hamsaroz Koyu
eski devirlerin barınak yerlerindendir.
Nüfusu 214.925 kişidir. (1997 nüfus sayımına göre) ilçeleri : Merkez,
Ayancık, Boyabat, Dikmen, Duragan, Erfelek, Gerze, Türkeli ve Saraydüzü'dür.
Sinop'ta temel yapıyı
paleozoik yaşlı başkalaşım kayaçları oluşturur. Boyabat ve
Durağan ilçeleri çevresinde yer alan başkalaşım serileri doğu ve
güneybatı doğrultusunda geniş bir alana yayılmıştır.
Türkeli-Gerze çizgisinin güneyindeki, üst kretase fliş ve
kalkerleri vardır. Bu kesim genellikle kalin kumtaşı, marn ve
marnlı kalker tabakalarından oluşmuştur. Ayancık ve Erfelek
ilçeleri çevresinde yer alan eosen flişleri, ince tabakalalı,
gevşek çimentolu, kumtaşı ve marn oluşumudur. Merkez ilçenin
güneybatısında Karasu Vadi'sinde yer alan flişler neojen
yaşlıdır. Bunlar, iri taneli konglomeralar ve grelerden
oluşmuştur.
Sinop İli'nin batısında ve Gerze'nin kuzeyinde pleistosen yaşlı
serilere rastlanır. Buralarda, kumlu ve killi yataklar, geniş
alanlar kaplar.
Sinop Burnu'nda (Boztepe) ve Boyabat ilçesi'nin kuzeybatısında
volkanik kayaçlar vardır. Bunlar üst kretase yaşlıdır.
Sinop ili genellikle
sismik bakımdan aktif bölgeler dışında kalır. Ancak
Durağan ve Boyabat ilçeleri I. derece deprem bölgesine
girer. Kuzey Anadolu kırık çizgisi üzerinde yer alan
Sinop İli genel olarak 4. derece deprem bölgesindedir.
İl alanı genellikle II. Jeolojik zaman'da oluşmuştur.
Yarımada, volkanik yapılıdır. Sülük Gölü eski bir
volkanik kütledir.
Sinop Körfezi, karayla
önündeki bir adanın birleşmesi sonucunda oluşmuştur (Tombolo).
Bazalt ve andezit lavlarından oluşan bu volkanik serinin üstünde
anglomeralar vardır. Bunlara, yarımadanın kuzeyinde ve güneyinde
de rastlanır. Güneyindeki tabakaların eğimleri %15-20
arasındadır. Bazalt serilerinin eğimli oluşunun nedeni tektonik
hareketlerdir. Bu alan, kretase sonlarında ve bütün neojende alp
yükselmelerinden etkilenmiştir.
Yarımadanın batı ve kuzeybatısında 50-60 metre yükseklikte,
kuzey ve kuzeybatı yönünde %45 kadar eğimli küçük kalker
tabakalarına rastlanır.
Sinop İlinin kuzeyinde, Çukurbağ çevresinde dik yalıyarlar
genellikle ve ters yönde eğimli kırmızı kum ve gre
tabakalarından oluşmuştur. Bu kesimde kırılmaların etkileri
açıkça görülür. Kıyı dalgaların aşındırmasıyla gerilemiş, küçük
bir koy görünümü almıştır.
İl Merkezi yakınında 50 metre yükselti düzlüklerden başlayarak,
neojen oluşumları yayılır. Bunlar güneyde ve batıda geniş
alanlar kaplar.
İldeki kuaterner depoları çok farklı nitelikler taşır. Bu
farklar, iç limandaki yalıyarlarda daha açıktır. Bu depoların
üzerinde, kuvars çakıllarından oluşmuş konglomeralar yer alır.
Daha üstte, geniş alanlar kaplayan kırmızı kum depolarında yer
yer sert gre tabakaları görülür.
Dağlar
Sinop İlinin en büyük dağları
doğu-batı doğrultusunda Karadenize paralel bir şekilde uzanan
İsfendiyar (Küre) dağlarıdır. Fazla yüksek olamayan bu dağ
sırasının üzerinde yer yer yüksekliği 1500-1800 m. arasında
değişen tepeler, doruklar vardır.
İsfendiyar (Küre) dağları 3'üncü Jeolojik zamanın başlarında
meydana gelen Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer almasıdır.
Bu dağların en önemli özelliği genç dağlar ve yüksek
olmalarıdır. Eski dağlar kadar aşınmaya pek uğramamışlardır.
Sinop İli sınırları fazla yüksek olmalarına karşılık iç
bölgelerle kıyı kesimi arasında ulaşımda yıllarca zorluk ve
güçlük çıkarmışlardır. İlimizin iç kısımlarla olan ilişkisinin,
dağların sık ve devamlı olmasından gelişip büyüyemediğini
görmekteyiz.
Küre dağları yörenin engebeli arazisini meydan getirir.
Kuzeybatıda yükselen dağlar merkez sahillerine 9 km. yaklaşınca
alçalır, kıyı ovalarını meydana getirir. Gerze sınırlarından
itibaren tekrar yükselerek Bafra Ovasına ulaşır.
Dağlar il arazisinin % 74.3'nü kaplar. İl'deki en önemli dağ
sırası Küre Dağları üzerindeki Zindan Dağı (1730 m) dır. Boyabat
çöküntü alanının yanında yer alan Karaoluk Tepesi (1313 m) ve
Kuzuluk Tepesi (1125 m) önemli yükseltilerdir. Kuzeye doğru
gidildikçe, Sinop Yarımadasının güneyindeki; Sivrice Tepesi
(1040 m) ve Dede Tepesi (1038 m.) göze çarpmaktadır.İl
topraklarının en güney uçunda ise Alankaya Tepesi (946 m.) yer
alır.
Karadeniz Bölgesinin Batı Karadeniz sistemine giren Küre
Dağlarının doğudan batıya doğru önemli tepeleri; Sarıdökük
Tepesi (1660 m), Çangal Dağı (1605 m.) ile Ayancık ilçesinde yer
alan Zindan Dağı (17830 m)dır. Zindan Dağı aynı zamanda İl'in en
yüksek noktasıdır. Küre Dağlarının üzerinde daha doğuda Göktepe
(1375 m.), Durağan ilçesinin kuzeydoğusunda Soyuk Tepe (1455 m)
ile Elmadağı (900 m.) yer almaktadır.
Yaylalar
Fazla geniş olmayan bir kıyı
kesiminin ardından yükselen dağların üst kısımlarında yer yer
ormanlarla çevrili yaylaları görmekteyiz, çevre insanlarının
değişik isim verdiği bu yaylalar yazın serin suları, iklimi ve
yeşil ot örtülüleri ile hayvancılık yapılan yerlerdir. Sürüleri
ile bu yaylalara çıkan insanların buralarda 3-4 ay kaldıklarını
ve hayvan ürünleri yaptıkları ve geçimlerini bu yolla
kazandıklarını biliyoruz. Son zamanlarda yayla turizm olarak da
düşünülen bu yerlerin ekonomiye büyük katkısı olacağını
düşünebiliriz. En önemli yaylalar Mehmetli, Aluç, Dariözü,
Yaylacık, Sakızlı, Yassıalan, Düdekoğlu, Sucuoğlu, Çan,
Altınyayla, Kocaoğlu.
Ovalar
Dağlar arasında ve dağlarla
sahil kesimi arasında kalan ovalar büyük düzlükler halinedir. En
önemlileri Sinop ve Boyabat düzlükleridir. Boyabat ovasını
Gökırmak, Arın, Gazidere, Asarcık düzlük ve ovaları vadileri
meydana getirmiştir. Sinop Ovası ise, Erfelek, Aksaz, Sarıkum
kıyı düzlüklerinden oluşmuştur. Gerze yöresinde Sarıyer-Kabalı
Çayının meydana getirdiği Çakıroğlu Sarımsak Çayının meydana
getirdiği Dereyeri, Kanlıçay boyunca uzanan vadi düzlükleri de
kıyı ovalarına örnek gösterilebilir.
Vadiler
Boyabat-Durağan yöresindeki
Kızılırmak vadisinin dışında büyük vadiler yoktur. Akarsuların
kendi adını verdikleri bir çok küçük vadiler aynı zamanda
bölgenin arazi yapısı karakterini özetlemektedir.
Deniz Kıyıları
Sinop, Karadeniz kıyılarının
girintili ve çıkıntılı kıyılarıdır. Hopa'dan başlayan ve
İstanbul boğazında sona eren Karadeniz kıyılarının hiç bir
yerinde Sinop'taki kadar koy ve körfezlerle korunmuş limanlara
rastlanmaz. Sinop kıyılarında Köşk, Kayser, Karakum, Selamet,
Boztepe, Sinop, Feryat, Bozburun, İnce, Güllüsu, Usta adlarında
bir çok önemli burunlar bulunmaktadır. İnce ve Boztepe burunları
kendi adlarını taşıyan iki yarımadanın ucundadır. İnceburun aynı
zamanda Anadolu'nun en kuzeyindeki uç noktasıdır. Burası
bataklık, göl ve ovalıktır. Burada İnceburun Feneri yer alır.
Boztepe'ye halk sadece Ada der, üzerinde Sülük Gölü
bulunmaktadır. Sinop ili bu yarımadanın kıstağındadır. Boztepe
Burnunun ucunda fener ve sis düdüğü bulunmaktadır.
Koy ve körfezlere gelince bunlar burunlar kadar çok
değildir. En önemlileri İçliman, Dışliman, Akliman ve Hamsıloz
körfez ve koylarıdır.
Limanlar : Gerze, Sinop iç ve dış limanları, Akliman,
Sarıkum ve Ayancık limanlarıdır.
Sinop kıyılarında (Sarı Ada, Kara Ada, Tavşan Adası) üç tane de
küçük adacık bulunmaktadır. Bu adalarda insan yoktur.
Yerleşilmiş değildir.
Sinop kıyıları doğu kıyılarımıza oranla dik ve sarp değildir.
Yalnız Ayancık kıyıları engebeli, inişli çıkılışlıdır. Dağlar
burada kıyıya paralel uzanmakla beraber, doğudaki kadar denize
yakın değildir.
Akarsular
Sinop İlindeki irili ufaklı
akarsularından bazıları Karadeniz'e bazılarıda güney sınırından
geçen kızılırmak nehrine bağlıdır. İlin en büyük akarsuyu
Kastamonu topraklarından çıkan ve birçok kolları batıdan doğuya
akarak Durağan'ın güneyinde Kızılırmak nehrine bağlanan
Gökırmak'tır. Uzun bir vadi boyunda akan ırmak Taşköprü ve
Boyabat Ovaları'nı sular. Bu ovalar sulu tarımın yapıldığı önemi
tarım üretim alanlarıdır.
Karadeniz'e dökülen çaylar batıdan doğuya doğru Çatalzeytin,
Ayancık Çayları, birçok kollar olarak denize dökülen Kırkgeçit
ve Sarımsak Çayları Karasu ve Gebelit Çayları önemli
akarsulardır. Ağız kısımlarında deltalar oluşturan ve vadi boyu
ovaları oluşturan bu çaylar İlkbahar ve kışın su seviyeleri
yüksek yazları ise su seviyeleri azalan hatta zaman zaman
kuruyan akarsulardır. Ancak tüm olumsuz koşullara karşılık vadi
tabanları boyunca sulu tarımın yapılmasına imkan vermeleri
açısından önemli akarsulardır.
Kızılırmak : İlin
güneydoğu sınırlarını çizer. Yurdumuzun en uzun nehri olan
Kızılırmak, büyük kollarından Gökırmak'ı Sinop'tan alır.
Tepeçay : Sinop'un Türkeli ile Kastamonu'nun Çatalzeytin
ilçesi arasında sınır oluşturur. Denize döküldüğü yerde hayli
geniştir. Akarsuyun taşıdığı alüvyonlarla oluşan deltası giderek
büyümektedir.
Ayardin Deresi : 1.000.m. yükseltili Çatak geriş köyü
yakınlarından doğar. Türkeli Ilçe Merkezinin hemen doğusunda
denize dökülür. Uzunluğu 20 km. kadardır.
Ayancık Çayı : Küre dağlarından kaynaklanan çok sayıda
küçük derenin birleşmesinden oluşur. Uzunluğu 90 km. kadardır.
İlçe Merkezinden denize dökülür.
Karasu Çayı : Küre dağlarında gündüzlü ormanlarından
doğar. Uzunluğu 80 km., Sinop'un 8 km. batısından denize
dökülür.
Çakıroğlu Çayı : Dıranaz dağlarından doğar. Gerze - Sinop
arasında Çakıroğlu yöresinde denize dökülür. Denize döküldüğü
yerde bir delta oluşturur.
Kanlıdere : Uzunöz dağlarının eteklerinden doğar. Çok
sayıda küçük kolu vardır. Çayağzı denilen yerde denize dökülür.
Göller
Sinop'ta sayıları az olmakla
beraber küçük göller vardır. Bunlardan Sülük gölü, Sinop
Yarımadası üzerindedir. Denizden 210 m. yüksekliktedir. Sarıkum
Gölü de deniz seviyesinde bir göldür. Aksaz Gölü yarı bataklık
halindedir. Karagöl ise denize seviyesinin altında bir göldür.
Ayrıca Taşmanlı göleti ve Bektaşağa göletleri de sulu tarıma
imkan veren gölcüklerdir. Tüm bu göllerimiz balık üretimine
elverişlidir. (Sülük gölü dışında)
Yeraltı Suları
Bölgenin tümünü kapsayan
yeraltı suları, etüdleri henüz yapılmamıştır. Ancak gerek D.S.İ.
teşkilatı ve köy hizmetleri tafından çeşitli yörelerde etüdler
yapılmış ve zengin yeraltı suları istifade edilir duruma
gelmiştir. Gazidere, Kayaboğazı. Uluköy, Yaylacık yeraltı suları
kaptaca alınmış, Çeşmigir, Sarayönü, Gökçeağaç Sakızı, Cuma Köy
beldelerinin etütleri yapılarak burada zengin sualtı
kaynaklarının bulunduğu tesbit edilmiştir.